J.K. Rowling etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
J.K. Rowling etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Temmuz 2017 Pazar


Harry Potter ve Ateş Kadehi (Harry Potter And the Goblet of Fire)
J.K. Rowling
Sayfa Sayısı: 859
Çevirmen(-ler): Sevin Okyay-Kutlukhan Kutlu
Yapı Kredi Yayınları
2.Baskı, Kasım 2001, İstanbul

Ateş Kadehi ilk 4 kitaptan favorime oturdu, ilk 3 kitaptan Azkaban Tutsağı ve ilk iki kitaptan Sırlar Odası'nın favorim olması gibi, okudukça sevgim katlanarak artıyor.

  Üçbüyücü turnuvasından bahsediliyor bu kitapta, on yedi yaşından küçüklerin katılması yasak ama her ne hikmetse Harry kendini yarışmanın göbeğinde buluyor. Bol ters köşeli bir kitap yine, yine elimden düşürmeden okuduğum ve okurken delicesine keyif aldığım bir serinin dördüncü kitabı oldu. Harry Potter'a her zaman burun kıvırarak bakmış olan ben, bu kitapla beraber gereksiz ön yargımı yendiğimi düşünüyorum. Önceki yorumlarımda kitapla filmlerin birbirini tamamladığını düşündüğümü ifade etmiştim ama kitabı bitirdikten sonra filmi tekrar izledim ve yanılgım yüzüme çarptı. Filmler çok ama çok eksikmiş, kitabın verdiği hazzın çeyreğini bile veremiyormuş. Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.

22 Haziran 2017 Perşembe

Harry Potter ve Azkaban Tutsağı (Harry Potter and the Prisoner of Azkaban)
J.K. Rowling
Sayfa Sayısı: 396
Çevirmen(-ler): Sevin Okyay-Kutlukhan Kutlu
Yapı Kredi Yayınları
39. Baskı, Mart 2017, İstanbul

Serinin kitapları gün geçtikçe daha da harika bir hale geliyor. Başlarda büktüğüm dudağım yavaş yavaş bir tebessüme dönüşüyor ve seriyi gerçekten benimsemeye başladığımı hissediyorum. İlk iki kitabın aksine, Azkaban Tutsağı’nı çok ama çok sevdim ben.

  Filmleri izleyeli epey vakit oluyor, Azkaban Tutsağı’nı okurken de silik silik hatırladığımı fark ettim ve ilk kez Harry Potter evrenine dahil olmuş bir okuyucu pozisyonuna koyabildim kendimi, böylelikle daha da objektif değerlendirebiliyorum. Bir kere Rowling ablamız şaşırtıcı bir tarz izlemiş, defalarca kez ters köşe yapmaktan da sıkılmamış, bu da okuyucuyu kitabın içine daha rahat sokuyor. Başlarda ipuçlarını hafif hafif vererek, son yüz elli sayfada olayları ardı ardına patlatmış ve heyecanla coşturmuş. Çok sevmişim ben bu kitabı ya.

  Takıldığım tek nokta, Hermione’nin Şahgaga’yı (sonlara doğru gerçekleşiyor bu) tutarken selam vermemesi rağmen, Şahgaga’nın tepkisiz durması oldu. Gözden mi kaçırdım acaba bilemiyorum, Ateş Kadehi’ni okumayı da heyecanla bekliyorum. 

6 Mayıs 2017 Cumartesi


Harry Potter ve Sırlar Odası (Harry Potter and the Chamber of Secrets)
J.K. Rowling
Sayfa Sayısı: 314
Çevirmen: Sevin Okyay
Yapı Kredi Yayınları
37. Baskı, İstanbul, Ağustos 2016

İlk kitaptan (altı ay oldu okuyalı) vasat olmasına karşın fena değildi. Altı  ile on yaşlarım arasındayken CD’lerini defalarca kez seyretmiş ancak kitaplarını okumayı hiç düşünmemiştim, bu sene içerisinde seriyi tamamlamayı istediğimi de belirteyim.

  Sonlara doğru Seçmen Şapka ve Fawkes’ın gelişi biraz yavan kalmış, o kısım tam sunulamamış okuyucuya. Filmden ek olarak başka olayları okumak, başka karakterleri tanımak keyif verdi. Normalde kitapları her zaman filmlerinden daha çok severim ama Harry Potter serisinde filmlerle kitapların birbirini tamamladığını düşünüyorum. Belki de, serinin sadece ilk iki kitabını okumuş olmak bu yorumu yapmaya itiyordur beni, ileride fikrim değişebilir, sadece bir tahmin. Filmlerde ise en çok Ateş Kadehi’nde etkilenmiş ve en çok Melez Prens'i sevmiştim. Diğer kitapları okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.


“Bize aslında kim olduğumuzu gösteren şey, yeteneklerimizden çok seçimlerimizdir, Harry.”